fazilet

ABDUH KİMDİR?


Muhammed Abduh, 1849'da Mısır'da doğdu. 1905'te yine burada öldü. 1899'da ingilizlerin desteği ile Mısır müftüsü oldu. Müftülüğü hiçbir zaman Osmanlı Devleti'nin tasdikinden geçmemiştir.

• Cemâleddin Efgânî'nin tesiriyle dinde reformcu bir görüş benimsedi. İbn-i Teymiye'nin Ehl-i Sünnet'e aykırı fikirlerine sıkı bir bağlılığı yardı.

• Avrupalı müsteşriklerin ve felsefî fikir ve yorumlarla yazılmış kitapların tesirinde kaldı.

• islâm âlimlerinin nakli (kitap ve sünneti) esas alan, aklı naklin hizmetine yeren yolundan ayrılarak dînî meselelerde kendi düşüncelerine göre konuşmaya ve hüküm vermeye başladı.

KIRKPINAR GÜREŞLERİ


649 senedir Edirne Kırkpınar´da güreş şenlikleri düzenlenir. Süleyman Paşa komutasında Anadolu'dan Kümeli´ye geçen Türk askerleri bu bölgede mola verirken 40 er birbiriyle güreşe başlarlar, Bu 40 erden ikisi birbirini yenemez ve güreşte iken ölürler.

Seneler sonra arkadaşları seferden (akınlardan) dönünce arkadaşlarının kabrini ziyaret ettiklerinde soğuk gür bir pınarın aktığını görürler. «Kırklar pınarı» zamanla «Kırkpınar» olur. Rumeli'yi fetheden Kırk şehidi yadetmek için tertiplenen «Kırkpnar Güreşleri» zamanla anane haline gelir.

SİLİSTRE ZAFERÎ


1853-1856 yıllarında «Kırım Harbi» diye meşhur olan, Osmanlı - ingiliz - Fransız kuvvetlerinin Ruslarla yaptığı savaşın Tuna boylarında geçen birinci safhasındaki en mühim hadisesi Silistre Zaferi olmuştur.

Bu Silistre macerasında Rus Çarlığının askeri haysiyeti yerle bir olmuş, onbeş bin ölü, yirmi binden fazla yaralı vermiş, ayrıca 9 generali ölmüş, üç generali de harb harici kalacak şekilde yaralanmıştır.

Osmanlı zayiatı ise batı kaynaklarına göre ücbin şehid ve üçbin yaralıdır.

ÎMÂN VE İSLAM


Peygamber' Efendimiz (S.A.V.) bir gün Mes cid-i Sâadette Eshâb-ı kirâm ile oturuyordu. Lekesiz, süt gibi beyaz elbiseli bir kimse gelip selâm verdi. Sonra, Peygamber Efendimizin dizlerinin dibine oturdu ve sormaya başladı:

— îmân nedir, yâ Resûlullah?

— İmân, Allahü Teâlâ'ya» meleklerine, kitaplarına,Peygamberlerine, Âhiret gününe, Kadere,yani hayır ve şerrin Allahü Teâlâ'dan Olduğuna inanmaktır,

— Doğru söyledin, yâ Resûlallah!

İslâm nedir?
— İslâm, günde beş vakit namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan ayında oruç tutmak, haccagitmek, Allahü Teâlâ'dan başka ibâdete lâyık ve müstehak bir şey olmadığına ve Hazreti Muhammed'in, Cenâb-ı Hakk'ın kulu ve Resûlü olduğuna

MUTFAKTAKİ YANIK KOKUSU


Mutfaktaki yanık kokuları uzun süre kaybolmaz. Bundan bir an önce kurtulmanın yolu, ateşe birkaç damla sirke dökmektir.

DOST BESİN YOĞURT VE PEYNİR


Yaşlılar ve sinirleri yorgun insanlar için en iyi dost yoğurt ve beyaz peynirdir. Etten daha besleyicidir. Proteinden başka bol miktarda kalsiyum bulunduğundan hücrelere canlılık verirler.

Ayrıca, beyaz peynir karaciğer yorgunluğunu giderir, bu organın daha iyi çalışmasını sağlar.

Ancak, beyaz peynirin tuz oranı daha fazla olduğu için, yaşlıların, beyaz, peyniri bir gün önceden içinde su bulunan kapta bekletmelerinde büyük fayda var.

Böylece tuz tehlikesi de ortadan kalkmış olacağından pey nirden beklenen fayda sağlanır.

İBRAHİM HAKKI ERZURUMİ´DEN


İBRAHİM HAKKI ERZURUMİ´DEN...

• Dil küçüktür, cürmü büyüktür.

• Dilini tutmayan, gerçek imânı bulamaz.

• Konuşma İnsanın terazisidir. Fazlası ziyan, azı vakardır.

• İnsanın başına belâ getiren üç şey vardır. Şakalaşmak, alay etmek, saçma ve beyhûde konuşmak.

• Güzel sözler, güleç yüzler, tatlı diller, gönüllerde azizdir.

• Bilmem demek, ilmin yarısıdır.

• Malına cimri olan alçalır, sırrına cimri olan yükselir.

• Kalb bir reistir. Eğer o temiz olursa maiyeti olan bütün organlar, ona itâat ederek temiz olurlar.

DANTEL YIKAMAK


Dantelleri yıkamak için bunları bir şişenin etrafına sardıktan sonra sabunlu ve tuzlu ılık suya olduğu gibi batırmak, sonra da soğuk su ile çalkalamalıdır.

DAĞLAR NASIL ÖLÇÜLÜR


Dağların, yüksekliğini tesbit etmek için çeşitli metodlar kullanılmaktadır.

Bunlardan biri hava basıncı ya da suyun kaynama derecesine göre yapılan yükseklik hesaplarıdır.

Bu metodla doruktaki hava basıncı ile deniz yüzeyindeki fark alınır. Bu fark hangi yükseklikteki havaya denk geliyorsa, dağın yüksekliği de odur.

Yukarlara çıktıkça suyun kaynama derecesi düştüğünden, bundan hareket edilerek de yükseklik hesaplanır.

Ancak en sağlıklısı trigonometrik metodlarla bulmaktır.

NASREDDÎN HOCA'NIN TÜRBESİ


Nasreddin Hoca merhumun doğumu 1208'de, vefatı 1283'dedir,:

Türbesi Akşehir'dedir, Türbenin eski hali, sütunlara dayalı bir çadır şeklindeydi. Duvarsız olmakla beraber koca bir kilitle kapatılmış bir kapısı yardı. Bu kilidin, onun nükteli mizacını ifade etmek için konulduğu anlaşılıyor. Halk arasında garip bir görünüşü anlatmak için kullanılan "Nasreddin Hoca'nın türbesi gibi..." sözü buradan geliyor.

Hoca'mn türbesi, 1905'de Sultan Abdülhamid Han'ın emriyle tamir edildi. Şimdiki haline yakın bir şekle getirildi. Şu andaki türbenin kubbesi, sütunlar üzerine oturtulmuştur. Duvarlar açık, sütunlar arası demir parmaklıklarla çevrilidir.

Giriş kapısında meşhur kilidi asılıdır.

İçeriği paylaş

Son yorumlar

Anket

Fazilet.org taki konuları nasıl değerlendiriyorsunuz: